tekmelenmekten keyif alan adam

herkese yeniden selamlar,

bir önceki postta ilk tekmeden bahsedeceğimI söylemiştim. ilk bulduğum fırsat 1 ay sonra oldu 🙂
bu bir ay içinde ne tekmeler yumruklar dizler yuvarlanmalar yaşadık oğlumla. su satirlari yazarken bile yerimde sarsildigimi düşünecek olursak buyudugunde bizi ugrastiracak bir cocuk geldiğini rahatlıkla soyleyebilirim:)

gelelim ilk deneyime. Ben 21. haftadan itibaren azar azar hissetmeye başlamıştım ama konduramiyordum. pitir pitir hareketlenmeler oluyordu da ” gazdir ooo gaaaz” diyerek gecistiriyordum. sonra gunlerden bir gün aksam yatağa yattigimda alt karnimda oyle bir darbe hiasettim ki artik gaz olmadığını;  Murat’ın bana bir selam çektiğini anladim:) o gun bugündür her gece yatarken oglumla iyi geceler dileyerek selamlasiyoruz 🙂
herkesin de dediği gibi ben de ilk seferde korktum; ters bir durum var sandim. ya da olmasa da bana ilk defa sinirlarim ihlal edilmiş gibi geldi. yani herkesi duugusal zihinsel olarak içeriye aliyordum ama bu kadari fazla degil miydi? insanin kendinden iceri baska4 birisi olmali miydi ki? cok tuhafti hala da tuhaf. bu kadar sınırlarına siki siki tutunan bir kadin olarak ben hala benim tam da en savunmasız yerimde, tam anlamıyla icerimde, birilerinin olmasını cok tehditkar buluyorum. 875 gr. lik birinin avcunun içindeyim.  beni olduğum yerde hareketsiz kılabilir;  beni yikabilir ya da beni ucurabilir:) omceden kimsenin girmesine izin vermedigim iceriler oralar; annemin bile, eşimin bile. belji de bu yuzden insan evladına sinirsiz bir bağlılık duyar. Çünkü orda bir ben var, bendem içeri.  bir benim bildiğimdi şimdi iki olduk:)

göksel in durumu ise daha farklıydı.  zaten hamileligin başından beri sanki biri ona senelerdir istediği bateriyi/zipkini/teknolojik aleti/arabayi sonunda sipariş etmis de ” bekle kocum 9 aya burda” demiş gibi heyecanla pek de olayı algilamadan bekliyordu. ilk tokati kalp atışını duyduğunda yedi. caktirmadam biri ona hediyenin fotosunu göstermiş gibiydi. ikinci tokati pipi de yedi. artik “o, bebek, cocuk,” degildi “oğlu” ydu , Muratiydi. 3. tokatta tekmeyle geldi. tekmelerin dışarıdan hissedilmeye baslandigi bir gece yatarken gokselin elini karnima koydum. bekle dedim şimdi oynuyordu, bekle. ilkin gostermelik bir hevesle gülümsedi;  ne olabilirdi ki der gibi. “biliyoruz işte orda oglan var ve buyumesiyle beraber oynamaya başladı” der gibiydi. bir de aksilik uykusu gelmişti;  “esra yarin gosterseydi tekmeleri, oda olurdu sanki”.sonra yaklaşık 1 buçuk dakikalık tuhaf beklemeden sonra Murattan okkali bir tekme geldi. “sen dur bakalım paşa baba, oyle uyusaydik filan demekle olmaz. bi bak bakalim nasil oluyormuş” der gibi. meğerse Murat, Gokselin elinde bir yerlerde bir düğmeye basti ve Gokselin suratina botoks yaptirmis gibi bir gerginlik, şok ifadesi, bir cene turulmasi geldi:) tek ses çıktı , kesik kesik, boğulan nefesinden disariya verebildigiyle ufak 3 tane ” a aaa a” sesi:) hemen ardindan bir tekme daha! bu sefer 20 saniyenin deneyimiyle yumusayan yanak kaslarindan bir zayif kahkaha “aaa hahahaha”. eli ayagi gözleri agzi yuzu her yeri tutuldu kocamin da bir neşesi akti gozlerinden dışarı:) sonra hakem saydi 1,2,3,4,5,6,7,8,9 ve knock OUT! Oyun Murat’in 🙂 Agir siklet Goksel, tüy siklet oğluna ilk round da yenildi; bu keyfin ağırlığıyla da uykuya daldı:)

herkese keyif ağırlığıyla huzurlu uykular dilerim:)

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *