Bebeğin Yüzünü Çizerek Keşfetmesi


Bugün bir yerde bebeği 70 günlük olmuş bir annenin hala bebeğine eldiven taktığını okuyunca dayanamadım, bu konuyu ele almak istedim. Bebeklere eldiven giydirme meselesi neden bir mesele, onu da anlamış değilim.

 Giydirmeyin arkadaşım, giydirmeyin güzel annecim. Bırakın bebekler ellerini keşfetsin ağzını yüzünü hissetsin, size dokunsun, siz ona dokunun. Neymiş efendim? yüzünü çizermiş, gözünü çıkarırmış. Ya bir kere bu karamsar kötü kötü senaryolar da neyin nesi?!  O zaman liseye gidene kadar takın eldiveni çocuğun parmaklarını kullanmayı bilmesin, koca adam olur yine çizer o suratı. 

Tırnaklarını kesmek zor biliyorum ama uykusunda çok kolay kesilir. Keserken de her anne bir ya da birkaç defa kanatabilir; kahrolur. Kahrolma canım anne. Bir şey olmaz; canının yandığını bile fark etmeyebilir. Yara da çabucak geçer. Kesemiyorsanız törpüleyebilirsiniz. Hatta kestikten sonra bir de üstüne törpüleyebilirsiniz. O zaman ciddi bir hasar veremez kendine.

Murat’a ilk hafta taktım, hiç sevmedi adam. Her baktığımda çıkmış oluyordu o eldivenler. Zaten ilk hafta kontrolde doktor çıkarın bunları gerek yok, tanısın kendini dedi. Biz de takmadık sonrasında. Şimdi elleri ağzında gözünde yüzünde. İlk ay çizebiliyordu yüzünü, hemen sütümden azıcık sürüyordum bir kaç saat içinde geçiyordu. Mucizevi bir iyileşme süreci hakikaten. 

İkinci ayına geldiğimizde çıkarmakla çok doğru bir hareket yaptığımı anladım. Çünkü ellerini keşfetmeye ve sürekli parmaklarını ağzına götürmeye başladı. Adam sadece parmaklarını emmiyor resmen bileğine kadar elini ağzına sokup hırsla yemeye çalışıyor:) Diş zannettim; değilmiş. Sonra biraz araştırdım çok normalmiş. Oral döneme girişiyle beraber artık her bulduğunu ağzına götürecek yazıyor kitaplarda genel olarak. İşte bu dönemlerde ellerinde eldiven olması onun gelişimini ciddi anlamda kısıtlardı. Aynı zamanda gözünü çizmesin diye zorlarken pis pis eldiveni yemesine neden olacaktık. Çünkü tadının garip olması Murat’ı durdurmazdı diye düşünüyorum. Bazen parmaklarını nerdeyse boğazına kadar sokuyor, tadını beğenmiyor; öğürecek gibi oluyor, ama bu onu durdurmuyor tabii ki. O parmaklar hep ağızda:) 

Eldiven takmamanın bir önemli sebebi daha var. Emzirmen anneyseniz bu çok önemli. Bebeğinizin emerken size dokunması, Göğsünüzü hissetmesi okşaması çok önemli. Hem anne olarak size verdiği duygu eşsiz hem de onun memeyle olan bağı için önemli. İlk hafta meme ucu yara oluyorsa pek ne dediğimi alayamayabilirsiniz. Acı öyle bir acı ki “başlarım böyle aşkın ızdırabına” diyor insan. Ağlaya ağlaya emzirdiğimi bilirim. Hiç geçmeyecek gibi gelse de geçiyor, iyileşiyor ve bu sefer emzirmenin keyfine varmaya başlıyorsunuz. Küçücük elleriyle emerken sanki masaya dökülen misketlerini toparlamaya çalışan, arkada bir tane bile bırakmamak için tekrar tekrar ellerini kendine doğru köşe bucak sürükleyen yumurcak çocuklar gibi memeyi tutan, okşayan, bırakmayan bir bebek Murat mesela. “Tamam oğlum” diyorum, “kaçmıyorum, hepsi senin” 🙂 Sonra emerken badem gözlerini bana dikip bakması paha biçilemez 🙂 Artık ufak ufak memeyi tutmayı da öğrendi. Şimdi kendi kendine tutuyor emıyor, biraz dinlenip tekrar başlıyor. Onun 3. ayına bile girmeden bu kadar ellerini kontrol edebilmesinin sebebinin pek eldiven kullanmamış olmamız olduğunu düşünüyorum. 

E varsın 3 5 çiziği olmuş olsun yüzünde. Gelip geçici çizikler adına kalıcı hasar vermeyelim. Özgür bırakın bebekleri. Onlara da yazık. Zaten yenidoğanken adamların canı sıkkın. Çıkmış sıcacık anne karnından kaotik bir ortama. sesler ışıklar çok karışık; hiçbir şey tanıdık değil, net değil. Bir elleri var dünyayı az biraz tanıyabileceği; onu da biz kelepçelemeyelim:) 

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *