Yüreğin mi Var Derdin Var

Anaçlıktan öleceğim herhalde. Bu nedir ya? Arkadaş ben böyle biri değildim. Tamam insandım, tamam Dünya Basketbol Şampiyonası’nda Sırbistan’ı son saniye de blokla yenince ağladım, tamam lise arkadaşlarımın düğünlerinde duygulanırım gözlerim dolar ama böyle de sulu göz, endişe yumağı, yufka yürekli yımış yımış biri değildim.

Hamileyken Soma felaketi yaşanmıştı. O gün bugündür zaten haber dinlemiyorum. Kesinlikle taviz vermediğim bir kural. Hele ki araba kullanırken. Soma haberlerinin döndüğü bir gün sahil yolunda bir dönüşüm vardır eve, bir ben bilirim.

Bugün günlerdir beklenen kar yağışı İstanbul’a geldi. Ben de Murat’ı alıp çok kısa alışveriş merkezine uğrayıp eve geri döndüm. Döndüğüm gibi de, sağ olsun, hava bastırdı. Oturup Murat uyurken kar izleyeyim dedim; bildiğiniz boş boş cama baktım. Ne mi gördüm? Bembeyaz duvar. Yani kahveyi alıp koltuğu duvara çevirseydim de aynıydı. Ya romantik kar böyle mi izlenir ki? Kar öyle deli yağıyordu ki, camdan dışarı baktığımda karşıdaki binayı göremiyordum. “Hımmm, ne kadar da güzel yağıyor? Evet evet, karda İstanbul da pek güzel”. Nerden bileceksin e kızım yakışıp yakışmadığını? Görüyor musun ki? Görmüyorsun. Tipi var dışarda.


Sonra akşam oldu. Murat uyudu. Ben şansımı tekrar denedim. Geçtim camın önüne, aldım bardağı. Hevesliyim, kararlıyım, dışarı bakıp etkilenmeye hazırım. Huzur bulacağım ben o camda, keyif yapacağım ya, inadım inat.

İlk duyduğum seste döndüm hayaller aleminden dünyaya; ah, o yırtınsam da bir yere kadar güzelleşen dünyama. Yırtınsam da ben o dışardan gelen havlama seslerini duymamazlık edemem. Hevesim kursağımda kaldı. Kalmakla da kalmadı düğümlendi takıldı. Göksel’e sordum. “Üşür mü? Doğru söyle”.

Sanki adam veteriner. Her köpeğin deri altı yağlarını biliyor da söyleyecek. O da karısını tanıyor tabii. “Hiçbir şey olmaz, alışıktır onlar” dedi. Poff… Bari üşümezler diyeydi. Alışıktır demek, evet üşüyorlar ama onlara koymaz, sokak çocuğu onlar demek.

Oturdum onları dert ettim şimdi. Kuzumu yatırdım, dışardaki kuzularıma taktım. Kendimi Adile Naşit gibi hissediyorum. Hepsi benim kuzucuklarım.

Bu akşam ya da yarın kartopu oynamaya çıktığınızda kuzucuklarıma da bir bakın olur mu? Bir ekmek, bir sıcak su çıkarıverin lütfen.

Paylaşmak isteyen buraya!

8 comments

  1. mahmut3 says:

    “Anaçlıktan öleceğim herhalde. Bu nedir ya? Arkadaş ben böyle biri değildim” siz bayan olarak bunu hissediyorsunuz eşim hamile ve ben erkek olduğum halde kendimdeki duygu değişiminden korkmaya başladım 🙁

    • O zaman siz de hayatınızın en güzel zamanlarını yaşamaya başlamışsınız bile, tebrik ederim şimdiden 🙂 Umarım sağlıkla kucağınıza alırsınız, koklarsınız bol bol kuzunuzu:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *