Araba Koltuğu Seçimi

Ne zamandır araba koltuğu yazısı yazacağım da erteleyip duruyorum. Bugün hem başka bir blogger anne Facebook hesabında araba koltuklarının gereksiz olduğu hakkında şuursuzca yazılmış bir Ekşisözlük postu paylaştı hem be Babycenter’dan gelen mailde bu konu olunca, evren bana “Hadi ama, yaz artık” dedi diye düşündüm.

ADAC Testleri olsun, Stiftungwaren Test skorları olsun, Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) olsun ve bin bir türlü blog, youtube kanalı olsun gezdim durdum. Puset alırken beynim yandı diyordum ama esas şimdi yandı. Kafamda saç kalmayacak!

Oturup size marka marka “şu iyi bu kötü, efenim şunun şurası iyi ama burası bir değişik” yazmayacağım; nitekim bunların yazılı olduğu dolu yazı var. Ben seçim kriterleri ne olmalı, bu yola baş koyacak, aramaya başlayacak benim gibi çaylak anneler nereden başlamalı bu konuda yardımcı olmak isterim. Dolayısıyla önemli noktalardan bahsedeceğim.

Biz henüz araba koltuğu almadık. Halen 0 – 13 kg arası olan 0+ Grubu koltuğu Peg Perego Prima Viaggio SL Koltuğunu kullanıyoruz. Doğumdan itibaren aynı koltukta oturuyor. Artık sığmamaya başladığında altındaki minderi kaldırdık; çok rahat etti, şimdi boyu da sığıyor ayakları da. Tek sıkıntı dik oturmak istediğinde huzursuz oluyor ama yapacak bir şey yok. Bizim arabada ağlayan bebek koltuktan alınmaz; araba durur. Bebek sakinleştirilir. Sonra yola devam edilir.

Şimdi gelelim dikkat edilecek başlıklara:

  • Bebeğin yüzü ne yöne bakmalı? Bebekler, farklı ülkelerde farklı kurallar gereği değişik aylarda öne dönük oturtulmaya başlanıyor. Türkiye’de bu işin bir kuralı var mı? İnanın bilmiyorum; bir polis memurunun da bildiğini sanmıyorum. Zira bırakın öne arka bakmasını, daha yenidoğan bir bebeğin arka koltukta annesinin kucağında seyir halindeyken uyuduğuna binlerce kez şahit oldum. Amerika’da Pediatri Akademisi 2011 yılında talimatlarını değiştirdi ve bebeklerin en az 2 yaşlarına gelinceye kadar arkaya bakar pozisyonda oturtulmaları gerektiğini söylüyor. Neden? Kaza Test sonuçları öyle gösteriyor ki, kafa kafaya kazalarda yaralanma riski öne bakan koltuklarda daha fazla.

Ben ne yapacağım? Arkaya dönük koltuk almaya karar verdik.

  • Isofix – Olsun mu? Olmasın mı? Daha bunu tartışmaya gerek yok gibi. Isofixli olsun. Sağlam olsun.
  • 5 noktalı kemer mi? Güvenlik yastığı mı? En çok bu konuda takıldım. Bana göre güvenlik yastığı. Neden diye soracak olursanız ADAC testlerinde daha yüksek puan alan koltuklar güvenlik yastığı olanlar. Kısaca Cybex ve Kiddy markalarında var olan bir teknoloji bu. Youtube’dan kaza testlerine bakabilirsiniz. Hep en yüksek puanı onlar almışlar. Sebebi ise kaza anında bebeğin vücudunun bu yastık sayesinde 5 noktalı kemerde gerçekleştirebileceğinden daha rahat bir salınım gerçekleştirebilmesi. Dolayısıyla boyun omuz ve kafa ortak hareket edebiliyor ve boyun sakatlanmalarının olasılığı, 5 noktalı kemer korumasına göre daha az. Ancak bebeğin o yastığın arkasında kaybolma gömülme gibi bir durumu da var ki, yadsınamaz. Dolayısıyla en baştan bebeği mutlaka gidip oturtun bu koltuklara. Bir bakmadan almayın.

Biz ne yapacağız? Şimdilik Cybex Sirona modelinde olduğu gibi hem 5 nokta kemer hem de güvenlik yastığının ortak kullanıldığı bir modele göz kırpıyor gibiyiz. Ama Kiddy Pheonixfix gibi bütün testleri rekor puanlarla geçen on numara 5 yıldız almış bir teknoloji ürünü de var ki, halen benim aklımı karıştırır. İşte öne dönük olması haricinde tam kafamdaki koltuk dediğim bir koltuk.

  • Hangi grup almalı? Araba koltukları uluslararası olarak gruplara ayrılır.

0+ Grup : 0 – 13 kg

1. Grup : 9 – 18 kg

2. Grup: 15 – 25kg

3. Grup: 22 – 36 kg

Bu gruplardan bebeğinizin kilosuna göre seçebilirsiniz. Tabii yukarıdaki diğer kriterlerden arzu ettiğiniz seçimlerle uyumlu grupta bir koltuk bulabilirseniz 🙂 Bu seçimi yaparken eğer “Dünya’nın parası“nı vermeye kalkışacaksanız, uzun vadeli planlar yaparak Şark kurnazlığına da soyunabilirsiniz bizim gibi:)

Ör: Efenim şimdi Murat bu koltuğunda yazı tamamlasın. Zaten kilosu halen 10 bile değil. Sonra Murat’a geriye dönük bir koltuk alalım. Ama Türkiye’e geriye dönük modeller genelde 1. grup ya da convertible denilen yani hem geri hem de ileri dönük olarak kullanılabilen modellerden var. Ama onlarında isofixli olmayanları var. O zaman şöyle yapalım: Murat’a bir 18 kiloya kadar olan 0/1 Grubu bir koltuk alalım. Arkaya bakar olsun, öne dönmese de olur. O zaten bu koltukla işi bitinceye kadar biz ikinciyi doğurup 9 kiloya getiririz bile! Haaaayytt!! O zaman da bu koltuğu ikinciye veririz (hıh! Zaten doğmamış yavrumdan yenisini esirgiyorum şimdiden her şeyin. Ne varsa yenisi güzeli Murat’a, elden düşmesi ikinci kuzuya! Şişşt! Aloo Esra… Sanki sen değildin gariban ortanca. Sanki sen değildin “Bıktım Elif’in eskilerinden! diye ağlayan. Ne çabuk unuttun o günleri?! Yazık!) ve Murat’a yeni bir 3. Grup koltuk alırız. Böylelikle hem çocuklar akaya otururlar 2 yaşlarına kadar hem de fazla para versek de koltuk iki çocuğu çıkartarak kendini amorti eder 🙂

  • Malzemesi ne olmalı? Ben çok dikkat etmiyorum bu kritere. Benim için önemli olan yanıcı materyal olmasın ki, zaten çoğu marka ısıya karşı dirençli ve kolay silinebilen hatta terletmeyen malzeme kullanmaya çalışıyor.
  • Kaç pozisyon olmalı? Yatar pozisyon olmalı mı? Burada hayallere kapılmayalım. Yatar derken, çocuk yere 180 derece hizayla yatmıyor maalesef. Burada kaza testi, o, şu, bu derken, çocuğun arkada yatması pek de akıl karı olmazdı zaten. Bir çok modelde yatar özelliği bulunuyor ama yatar pozisyondan kasıtları hafif koltuğun kaykılması:) O da bir şeydir deyip, o özelliği isteyebilirsiniz:)

Bizim şuan gönül rahatlığı ile “İşte budur” dediğimiz koltuk yok. Gönlümüzde yatan bir kaç aslan var, ama şimdilik onları dizginledik. Murat’ın bu araba koltuğuna sığamamaya başlayacağı günleri bekliyoruz.

Benim naçizane görüşüm şudur; bebek çanta değil, saksı değil, yetişkin hiç değil. Dolayısıyla ne bagaja, ne kucağınıza ne de yanınıza oturtabilirsiniz. Onun yeri kendi koltuğudur. Ağlasa da o koltukta oturtmalı, oturtulmalı. Koltuk tercihimizi ise güvenli huzurlu günlerdeki performanslarına göre değil, kaza anındaki performanslarına göre vermeye karar verdik. Çocuk çarpışan arabaya binmiyor, evet; ama yine de onca yılda 1 kere bile kaza olabilme ihtimaline karşı eğer alabileceğim bir önlem varsa bunu almayı yeğlerim.

“Evladım çok sıkılıyor ama, kemerini kolunun altından bağlıyoruz, hiç bağlamıyoruz, kucakta gidiyor” diyecekseniz de aklınızı başınıza davet edin. “Kaza oldu, yaralandı ama çok şükür ki evladım hiç sıkılmadı” demek abesle iştigaldir tıpkı sıkıldığı için güvenliğini esirgemek gibi.

Bu da benden pimpirik anne köşesi nasihati olsun:)

 

 

 

 

Paylaşmak isteyen buraya!

2 comments

  1. zeynep says:

    Bu yazıyı omuyunca araba koltuğu konusunda ne kadar az konuşulduğunu ve ne kadar az şey bildiğimizi anladım. Çok aydınlatıcı olmuş Çaylak annem, hepsini yazdım kafaya:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *