Murat’ın BLW Günlüğü -04

Günlüğün bir önceki yazısını yazdığım gün Cumartesi günüydü. Göksel’in 4 gün sonra doğum günü vardı ve yakın arkadaşlarımız Göksel’e aldıkları hediyeyi getirmek için bize uğradılar. “Halbuki ne acelesi vardı, sonra getirirdiniz canım?” desek de, onlar kesinlikle Göksel tarafından bir baskı, arzu, tehdit olmaksızın (!) ; getirmek istediler hediyesini:) Göksel de bütün mahcubiyeti ile kabul etti:)

Efsane bir ev hanımı olduğum için hemen buzluktaki böreklerimi indirdim attım fırına; bir de kek çırptım….. yazarken gülme geldi. Tabii ki pizza ısmarladık:( Dolapta yapılmayı bekleyen enginarlarım vardı; yalan değil. Ama yapacak mecalim yoktu 🙂

Baktım meyve var – erik, kayısı ve kirazla altlık yaparız dedim. Üstüne pizza ve pasta, oh tamam, bugün de aç kalmayız 🙂

Pizzanın gelmesini beklerken Murat Göksel’in kucağındaydı. Biz de masa başında erik yiyorduk. Murat’ın bırakın yemesini, her hangi bir gıda maddesini eline alıp ağzına hevesle götüreceğine dair itimadım sıfır olduğundan, şaka olsun diye erikten koca bir parça kopardım ve “Al oğlum, ekşi, mis gibi erik” dedim ve Murat’a doğru uzatmamla elleriyle elimi yakalayıp eriği ağzına götürmesi bir oldu!

Ah şimdi bakın bakın; suratına bakın. Nasıl da buruşturup eriği atacak.

Ah dur alamadı tadını, şimdi atacak yahu. Şimdi şimdi.

Gökseeeel!!! Kemiriyor buuu!! Yaaaaa! Şuna bak! A kaptı eriği valla elimden! dememle elimdeki parçayı kapıp kemirip emmeye başladı.

Evde sevinç çığlıkları eşliğinde tebrikler, sarılmalar… O anda telefon çaldı ve sevgili Obama tebrik için aramış; sağ olsun:) Sonrasında bütün kanaat liderleri, Alex ve Adriana Lima gibi Brezilyalı dostlarla telefonlaştık 🙂

Benim beynimde buna benzer şeyler oldu; olmadı değil hani. Ama Murat tırsıp bırakmasın eriği diye sessiz kalmaya çalışarak sevindik ilkin. Sonra baktık oralı değil, adam eriğe gömüldü. Biz de çığlık ata ata sevindik.

“Zaten BLW böyle bir şey sevgili okuyucu, günü gelince yiyecekti, yedi” yazamayacağım. İnancımı kaybettiğim çok an oldu. Ama neyse ki Murat benim yüzümü kızarttı. Sağ ol oğlum, hep beni utandır böyle:)

Peki sonrasında ne yaptık? Pazar günü de işi sağlama alalım dedik. Tekrar erik, tekrar sayı! 🙂

Bugünse patron çıldırdı! 🙂 Yeşil mercimeği haşladım, bir tarafta da kuzu kıyma soğan ve sarımsağı kavurdum. Kıyma harcının bir kısmını yeşil mercimekle yoğurdum. Zaten fazla fazla haşlamıştım mercimeği, hemen püre oluverdi. İçine az bir tutam tam buğday unu ekledim ve yeşil mercimek köftesi hazır! Pratik arkadaşım Zeynep hemen dedi ki ” Esra, aman, yeşil mercimek gaz yapar. Sen bir tarafta cezvede pirinç haşla lapa olana kadar. AZ kıyma harcını ayır ve onunla karıp kadınbudu köfte yap istersen“. Süper anneler what’s up grubumdan arkadaşım grubun isminin ruhuna yakışır bir süper yaratıcılıkla 2 saniyede fikri üretti pası verdi. Ben de hazırladım ve akşam yemeğinde golü attık. Murat yedi köfteyi de! Her ikisinden de sundum Murat’a. Nasıl yerler, nasıl tutarlar bilemediği için bütün şekillerde yoğurdu bu Çaylak Anne köfteleri:) Top, parmak, disk… ne şekil istersen var. Murat dağılan köfteleri tutup tutup ağzına götürürken düştü diye bir de sinirlendi.

Vay arkadaş!

Çocuk yemek ağıza ulaşmadı diye bir de sinirleniyor. Elimde mıncıklayıp küçük köfteler yapıp verdim ben de. Çok da güzel oldu, çok da güzel çiğnedi. BLW alemi için çok küçük ama bizler için dev gibi lokmalar yuttu. Toplasan belki 1 kaşık eder ama hem Murat’ı hem Göksel’i hem beni doyurdu. Dedikleri doğruymuş; çocuğu yemek yerken anne baba yemeden doyarmış:) Bizim tabaklar olduğu gibi kaldı ! Halbuki sofraya oturmadan ikimizde öğle yemeğini yiyemediğimiz için ne kadar aç olduğumuzdan bahsediyorduk. Ama Murat’ın ağzının yüzünün köfte olmuş suratını görünce tıka basa neşeyle keyifle doyduk:)

Halen yoğurda başlayamamanın sıkıntısı var. Sıvı yiyeceklerde ne yapacağız, hala bilemiyorum. Şimdi önümüzde daha ciddi bir macera var. Farklı dokulara geçmek. Serti yumuşaktan, ekşiyi tatlıdan daha çok sevdiği aşikar. Bakalım kahvaltı söz konusu oldu mu tepkisi ne olacak?

Çok heyecanlı ve mutlu bir yolculuk başladı! Şimdi gelsin tarifler gitsin tarifler.Hadi bakalım; rastgele!

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *