Diş Üzerine Sallamalar

Desteksiz sallamak üzere yazıyorum bu postu.

“Eeee efenim benceee bebeklerde her diş gelişinde ciddi bir büyüme atağı gözlemlenebilir.”

Murat doğmadan/doğduktan sonra bebek gelişimi/bakımı üzerine 3-5 kitap okudum ama böyle bir argümana rastlamadım. Ama bizim evde böyle bir hipotezi test ettim; tutuyor şimdilik. Daha doğrusu bu teoriye ters bir durumla henüz karşılaşmadık.

Murat’ın ilk dişleri 5.5 aylıkken gelmişti hatırlarsanız. Hatırlamazsanız şöyle bir buyurun; hatırlatalım ki yaşanan cinnete tanık olun.  Tam da dişinin çıkmasıyla denk gelen bir gelişim adımları silsilesiyle karşılaşmıştık. Mesela; aylarca bir sağa bir sola kendini atan adam hop hem yüzüstü hem sırtüstü dönebilmeye başlamıştı. O da yetmemişti artık yerde top gibi yuvarlanarak yol almaya başlamıştı. Hani yokuş bir yerde bıraksak, yolun sonundan çıkacak, o kadar seri dönüyordu.

Yine 5- 5.5 ay civarı kendi kendine desteksiz oturmaya başladı. Biz ön ayak olmadık hiç. Ben zamanından erken hiç bir adımı atması için el vermedim Murat’a. Belliydi, bir şeyler yapmak istiyordu, ama kendisinin kendi zamanında yapmasını bekledim. Oturması da böyle oldu. yaklaşık 30- 40 derece civarı açıyla yatan Chicco ev tipi ana kucağında akşamları biz yemek yerken otururdu. Bizi oradan izlemeyi, bize laf atmayı seviyordu:)

Hatta bir ara bizim için vazgeçilmez olmuştu o ana kucağı.

Çünkü Murat Paşam sadece orda otururken kakasını yapıyordu! Hay ya! Çok gülüyorum şimdi. Akşamları saat gibi biz yemeğe o da ana kucağına oturur ve yemek bittiğinde 1 kere sekmeden bizi dolu bir bezle karşılardı. Hatta çoğu zaman dolu bez, sapsarı  bel, sırt, bacaklarla 🙂

Günlerden bir gün yine paşam bize sırça köşkünden seslenirken tuttu önünde sallanan oyuncağını ve efe gibi doğruldu yerinden ve dimdik bir oturuşa geldi. Sonra kendisi de çok değişik ve yeni bir pozisyona geldiğini fark ettiğinden hem sevindi hem de anın heyecanı ile galeyana gelip daha da yüksek sesle bize bağırmaya başlamıştı. O gün bugündür Murat’a “müdür” derim:)

Sonrasında 2 alt diş bir de üst yan dişle yaklaşık 2 aydır gül gibi geçinip gidiyorduk. Olduğu halden ve beceri seviyesinden memnun bunları keşfetmeye eğlencesine varmaya çalışıyordu.

Geçtiğimiz haftadan itibaren akşamları yattıktan 1 saat sonra uyanıp, 2-3 saat yatakta takılmaya başladı. Durup dururken uyku düzeni bozuldu diye ne yapacağımızı şaşırdık. Aklımıza ilk diş geldi; nitekim kontrol ettiğimizde üstteki 3 dişin aynı anda surları zorladığını gördük.

Vah yavrummmm!! Adam gerçekten bazen acı içinde çat çut yanağına kulağına vuruyor. İmar Bankasında bütün emeklilik ikramiyesi yanan Uzanzede gibi geziyor evladım. Peki, dedik. Bu gece uyku bozulmalarına tolare edelim, ama yataktan da almayalım. Direnelim, geri uykuya dalması için yardımcı olalım. Nasıl olsa yatar pozisyonda, en fazla emekler pozisyona geçiyor; ordan da yorulup pat bırakıyor kendini yüzüstü.

Hah!

Dur olmadı… siz sesimi duymuyorsunuz ya, duyurmak ister gibi yazayım:

HAAAAH HAAAAH HAHHHHH!! (bkz. neden bu kadın kendine Çaylak der:) )

Ya her dediğimi şapur şupur yutuyorum:) Benim bunu dediğim günün akşamı yine saat 8.30 civarı ve yine Murat uyanmış yatakta bana bakıyor. Hadi annecim, geri uyuyalım, dedim. O da hop yüzüstü döndü, sonra totoyu dikti havaya. Vaah yavruummm, gazı da var herhalde, dedim.

Haaaah ! Saf!

Sonra elleriyle kendine geri geri itmeye başladı.

Bu değişik! Bu önceden yoktu!

Pıt pıt pıt ittire ittire geriye dikeldi ve oturdu! Ama sanki Dünya’nın tepesine çıktı oturdu. Sanki ona “Tamam, oğlum, bırak ne uyuyacaksın! Sabahlara kadar kucakta dolaşacağız senle” dedik:) Ne sevinç 🙂 Kahkahayla oturuyor:)

Göksel koş gel, Gel de şunun haline bak! 🙂

Göksel gelir ve şok olur. Gözleri kocaman açılır ve gülmeye başlar. Haydiiii 3ümüz de kahkahalara boğuluruz ve Göksel’le “Ya tamam uyumasın ya, bırak bu sabaha kadar uyumasın bekleriz biz yine” diyoruz. A a! Deli. Ne diyorsun öyle? Çünkü bekliyoruz sabaha kadar. Saat 5’te uyuduk. Laf dinliyor ama çocuk; hakkını vermek lazım. Bekleriz uyuma dendi, uyumadı. Uyumadan durdu mu peki öyle oturarak? Hayır tabii ki. Daha bitmedi. Otururken karşısında kalan tek engel yatağının parmaklıklarıydı. ilk seferde asıldığı gibi hop ayağa kalkıverdi ve yatağında bir baştan bir başa gezmeye başladı!diş büyüme

Hadiii sevinelim mi, üzülelim mi? O an uykusuzluktan pek ne demek oluyor bütün bunlar anlayamadık. Ama ertesi ve bir sonraki ve bir sonraki gecelerde ne demek olduğunu oldukça iyi anladık.

Murat yatağına kondu mu kendi kendine uyumayan bir bebek oldu, onu anladık. Murat gündüzleri yerde gezinirken artık koltuk çiçek TV ünitesi yanına fişek gibi gidip tutunarak ayağa kalkmaya çalışan bir bebek oldu, onu da anladık. Murat gece uyandığında kendi kendine kalkıp, yatağının kenarlarını kemirmeye çalışan, ayakta dengesiz durmaya çalışıp bam güm ağzını, dudaklarını kafasını yatağın değişik yerlerine çarpan bir bebek oldu, onu da anladık.

Maceramız boyut değiştirdi; zorluk ve eğlence seviyeleri birer kademe daha atladı, onu da anladık.

Bu çocuk gelen dişleriyle yine değişti, yine çok büyüdü. Biz de Göksel’le en ön sıradan izleyici olma ayrıcalığıyla keyifle ve yorgunlukla katıldık ona.

Murat’ın beni şaşırtması, lafımı yedirtmesi en büyük hazzım olmaya devam ediyor, onu da anladım:)

Beni şaşırtmaya devam et çocuk; kendime bol bol HAAAAAAH!  diye güleyim, şaşayım oğlum. Sen büyü, ben saflığımı, heyecanımı ve çaylak ruhumu hep koruyacağım oğlum, söz:)

 

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *