Murat’ın BLW Günlüğü – 06

Murat’ın son BLW Günlüğü yazımın üzerinden nerdeyse 1 ay geçmiş. Herhalde sandınız ki artık Esra saldı; Murat hapur hupur yemeye başladı ve Günlükler sona erdi.

Maalesef işler o şekilde gelişmedi. Ama en azından oğlum hakkında daha fazla bilgiye sahibim ARTIK.

Delirmiyorum, üzülmüyorum ( tamam çok üzülmüyorum diyelim ).

Murat aşırı hareketli, dikkat dağınıklığı olan, zibidi bir bebek. Yemek yemesi için sahip olması gereken sakinlik ve konsantrasyon onda mevcut değil. Bunu en çok da Murat’ın yaşıtlarında bebekleri olan arkadaşlarımla buluşmamda anladım. Diğer 3 bebek de usul usul kuzu gibi yemeklerini yerken, ki yemek dediğim harika bir kek yapmış arkadaşım, onu yiyorlardı; Murat 2838574 defa oturup kalkıp eğilip doğrulup oyuncaklarını yere atıp dolandı tepemde. Asla oturup sakince keki eline alıp da ağzına götürmeyi istemedi. Bunu zaman kaybı olarak gördüğüne eminim.

Gündüz vakti onun için oyun, aksiyon zamanı. Bir yerlerden elini sokup kablo bulmak, onları kemirmek, çiçeklere saldırıp saksılarını devirmek filan varken kim oturup da yemek yer yahu?! Bazen kendini o kadar kaptırıyor ki, düşse bile, kafasını bir yerlere gömse bile, canı yansa bile ağlamadan aksiyona devam ediyor. O anlık durum dğerlendirmesini suratından çok net okuyabiliyorsunuz.

-“aayyy yaaa bu çok acıdı bu sefer ya. Artık buna ağlasam yaaaa… Hem kucağa filan da alır belki… Ama ! ama dur! dur la dur ağlama sakın. O zaman kabloya gidemezsin! Koltuğun altına kaçan topun peşini bırakman lazım! Hayyııırrrr!!!!! N’olamaz! Sık dişini aslanım, ağlama sakın! Sonra akşama yorulunca filan yatma vakti geldi mi ağlarım. Bir sebep olmasa da ağlarım ben ya nasıl olsa üzülüyor bunlar saf hemen alıyorlar kucağa:)”

Bu çakal düşünce akışını sanki kare kare gözlerinden film gibi izleyebilirsiniz. Önce hafiften göz dolması dudak büzülmesiyle gelen acı dalgası, sonra diş sıkılması marifetiyle hemen bu dramatik havanın dağılması ve o an gözlerde çakan birer ışıkla gelen dudağın yanından peydahlanan muzur bir gülümseme. Ve tabii ki kahramanın çığlık çığlığa heyecanla başka maceralara doğru emekleyerek koşması. Evet evet emekleyerek koşuyor 🙂 Hızını alamayıp bacakların hızına kolları yetişemediği zamanlarda surat üstü çakılıyor hatta yere:(

Diyeceğim o ki adam yemek için vakit harcamak istemiyor.

Peki. Kendi bilir.

Açlıktan kendini öldürmeyeceğini düşünerek motive oluyorum amma velakin gece beslenmesini de henüz kesmiyorum. Normalde ek gıdaya başlamış bir bebeğin gece beslenmesini 6. aydan itibaren kesmesi beklenir ama bizde durum bu sebeplerden farklı. Çünkü gündüz beslenmeye vakit ayırmadığı için gece doyuruyor karnını. Öncelikli planım bu döngüyü değiştirmek.

Bunu da önümüzdeki Bodrum tatili dönüşü yapmayı planlıyorum. Zira şimdi yapacağım her değişiklik tatilde bozguna uğrayacaktır.

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *