1 Yaşındayım!

 

Çaylak Anne Esra 1 yaşına girdi. Murat’ın doğum gününü kutladık 14 Ekim’de. Hatta sonra bir de 18 Ekim’de:) Racon bunu gerektiriyor:) Önce esas gününde ufak bir kutlama; zira o gün hafta içine denk gelir ve çılgınca milyonlarca kişiyi ağırlayamazsın. O sebeple bir de hafta sonu yaparsın ki “Dur oğlumun birinci yaşını en sevdiğim insanların hepsini çağırarak ama 1 tanesiyle bile doğru düzgün iki laf edemeden ortalıkla kafası kopuk tavuk gibi koşuşturarak ve oğlanın o kalabalıktan çok rahatsız olduğunu bile bile ‘hadi bakalıımmm üfleeee ppüüüfffffffffff heh aaaaa ağlama amaaaaaa'” diye kan ter içinde kalarak geçiresin.

İşte 1. yaş doğum günü böyle kutlanır. Cici bici giyinirsin. Hatta bazı anne babalar konsepte kasar, hem kendileri hem bebeği günün temasına uygun giydirir. Ben 3 kıyafet değiştirdim. Modacımla hangisi olsa diye kafa patlatıp karar veremedik diye değil; her biri başka bir aile ferdini tatmin etmediği için! İlk giydiğim elbise çok kasvetliymiş, doğum günü coşkusunu yansıtmamış; ikincisi çok “hmmm.. hoş ama biraz daha mı başka bir şey giysen acaba?” olarak nitelendirildi; 3. olmuştu ama orda da pantolon dayanamadı dağıttı kendini:)

“Biz temacı olmayalım bize yakışmaz cool bir konseptle çıkalım halkın karşısına” dedik, sucuk ekmek partisi verdik. Göksel 4 saat filan mangal başında sucuk nöbetindeydi, o da yanına gelip de ekmeği açıp bekleyenlerle iki kelam laf ettiyse etmiştir ancak. Oldukça güzel oldu yani:)

Sonra eşe dosta sorduk güzel gün olmuş ama. Biz anlamasak da insanlar yemişler içmişler eğlenmişler:)

En son düğünümde bu kadar “Ne oluyor ya? Şimdi sırada ne var?” şuursuzluğuyla dolanmıştım.

Akşam oldu çöpler etraf toplandık… Şaka tabii. 1 hafta sürdü toplanma. evde yapmayın arkadaşım sakın. topla topla sil sil bitmedi 🙂 Öyle aman aman da süslemedik. Tırt tırt kurdeleler yünden iplikler filan attık oraya buraya ama demek ki fark etmeden tadını kaçırmışız:) Böylelikle karar verdim: Kararında yapılan süsleme akşama mekanı normale döndürebildiğin kadardır!

Her şey normale dönünce baktım benim oğlum tam 1 yaşında! Bir! Çok büyük yahu! Ben o kadar büyümedim ki Murat büyüsün! Hadiiiiii aynı terane demek ki bebeğinle de oluyormuş. Hani etrafındaki bütün senden küçük çocuklar dana kadar olur “Yuh sen ne ara büyüdün!” dersin de onlar büyürken sen aynı kaldın sanırsın ya, o bebeğinle de oluyormuş.

İnsan demek ki ne kendi kendine ne ailesiyle ne de bebeğiyle büyümüyormuş, bu güzel haber işte:) Vücut olur 60 70 (umarım) kafa kalır 20.

Murat’ın büyümesiyle ilgili düşüncelerimi toparlayamazken yine kafam kendime kayıyor. Bunu çok yapıyorum. Sonra da içleniyorum acaba bencil miyim yahu ben diye. Acaba bencil miyim? Oğlumla alakalı bir kilometre taşı günde dahi o günün bendeki yansımalarını araştırdığım için? Bazen kendime çok acımasız bazense çok kıyak geçer bir tavırda olduğumu hissediyorum, o kadarı iyi, ama hangi durumlarda hangisi onu kestiremiyorum. Bir bilsem… ah bir bilsem!

Neyse.. Deli deli söylendikten sonra sadede gelecek olursam, doğum günü kutlaması yapın. Kutlayın bebeğinizin varlığını, hayatını. Onun 1 senedir sizinle oluşunu kutlayın. Sonra kaçınılmaz bir şekilde kendinize dönün, kendinizi kutlayın, 1 sene önce muhteşem bir iş başardınız; yetmedi bu 1 senede de hayatta kalmayıp bir de üstüne hayatta tuttuğunuz için. Helal valla! Harikasınız 🙂

Murat’ın doğum günü coşkusunu siz de hissedebiliyor musunuz??

 

Paylaşmak isteyen buraya!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *