Doğurmayacağım Bebeğim, Seni Seviyorum

Seni şimdiden çok sevdim bebeğim. Seni karnımda taşımanın hayali bile güzel. Seni ilk gördüğümde vücudumun Murat’la tanıştığım andaki gibi belki daha da fazla nasıl sarsılabileceğini hayal ediyorum. İlk kez seni göğsüme alıp emzirirken minik kulaklarının hareketini izlerken gözlerim dolacaktı.

Murat’ın sana seninse Dünya’ya alışmanı keyif, uykusuzluk ve sabırla izleyecektik. Göksel’le birbirimize bakıp “iyi ki” diyecektik; “iyi ki yapmışız, iyi ki vazgeçmemişiz”. Çünkü doğduktan sonra pişmanlık olmaz, senin kokunu duyduktan sonra bağlanma başlar, aşk başlar. Eski Esra Göksel biter; yeni birileri olur, yeni iki çocuklu birileri olur.

Arkadaşlarım tek çocukları büyüdüğü için rahat hareket edecekti, bebekleri belki anlarına alarak belki anneanneye babaanneye bırakarak tatillere gidecekti. Tatili geçtim; 1 yudum kahve içmeye kafasını dinlemeye dışarı çıkabilecekti ve biz evde mutlu olacaktık. Çıkmak isteyecektik, imrenecektik ama yine de bizim 2 bebeğimiz var deyip mutlu olacaktık. İyi ki varsın diyecektik sana, öpecektim hala kapanmamış tık tık atan bıngıldağından yumuşakça. Murat atlayacaktı sırtımdan, “ben de ! Ben de” diyecekti.

Ama şuan oturduğum yerden yüreğime düşen duyguyla yazıyorum bu yazıyı. Sanırım seninle tanışamayacağız.

Seni çok seviyorum bebeğim ve sanırım bu sebeple seninle tanışmamız başka hayatlara kaldı.

Murat 15 aylık oldu. Murat’la düzenimizi yeni yeni oturtmaya başladık. Karı koca olaraksa hala daha tam olarak kendimize gelmeye çalışıyoruz. Anne olmak ve kadın olmak dengesini ben ancak kurmaya başlayabildim. Başkaları bocalamadı bile; ama ben – klasik ben – illa ki bocaladım. Çaylaklık hayatımın şakası bana. Bir şeyi 10 kere de yapsam her seferinde öğreniyor gibiyim. Burada da öyle oluyor. 15 aydır anne olmayı öğrenirken, eş olmayı unutmamaya çalışıyorum. Unuttuğumu fark edip baştan başlıyorum. Kocam baba olmayı öğrenirken eş olmayı unutuyor; baştan başlıyor. Evliliğe sil baştan başlıyoruz. Yeniden kurlar, yeniden flörtler, yeniden sınırlar çiziliyor, yeniden alan savaşları yaşanıyor. Bir yeni başlangıcı daha kaldırabilir miyiz emin değilim bebeğim.

Seni seviyorum ama seni hala birbirine bağlı ve seven, birbirini nasıl seveceğini bilen ve isteyen bir aileye gelmeni dilerim; eğer bu olamayacaksa seninle başka Dünyalar’da tanışalım bebeğim.

Murat’a ayırdığım “ben”i sana ayıramayacakmışım gibi hissediyorum şuanda. Buna hazır olursam bir gün fikir değiştirebiliriz. Ama aile olarak senin için hazır olamayabiliriz. Olmadığımız bir anımızda sırf istiyoruz diye, sırf seninle tanışmak çok istiyorum diye, sırf seni öpüp sarılabilmek için sana bu kötülüğü yapmak istemiyorum bebeğim.

Yakınımda bir arkadaşım kendisini, ailesini hazırladı. İkinci bebeğiyle tanıştı. Bakıyorum, yok! Hiç bu anlattığım gibi sendeleme yok; sarsılma yok. Demek ki doğru düşünüyorum. Demek ki ya hazırsın ya da değilsin. Onlar ailecek o kadar hazırlarmış ki, aslında geç bile kalmışlar. Hem anne hem eş, hem baba hem koca hem dost… Birbirlerinin her şeyi olmuşlar. Büyük oğlansa tam da birilerinin kendini rahatlatmak için başkalarına yapıştırdığı şu “kolay çocuk o yaaa” dediklerinden. Tam bir ağabey bebek 🙂 Onunla konuştuğumuzda söylediği her şey mental hazırlık üzerine. Yani ekstradan zıbın almak değil mesele. Ekstradan bilinç hazırlamak önemli. Ekstradan sabır, sevgi.

Orada değilken de sana bu haksızlığı yapmak istemiyorum. Seninle her şeyi önceden biliyormuş gibi yapmak istemiyorum. Her yeniliğinde seninle heyecanlanmak istiyorum. Seni benim çoktan gezip gördüğüm yerlerde gezdirmek istemiyorum; seninle ilk defa ben de şaşırıp gülmek, öğrenmek istiyorum.

Bu gönüllü hafıza kaybını yaşamaya hevesli olduğum gün seninle tanışmaya karar verdiğim gün olacak bebeğim. O gün geledebilir gelmeyedebilir. O güne kadar sevgiyle kal; hayalimde kal bebeğim.

 

Paylaşmak isteyen buraya!

2 comments

  1. Çok güzel bir yazı
    Ikinci bebeğe hazır olmak…
    Ilk bebeği hazırlamak ve elbette aile olmak…
    Umarım biz de sondaki örnek gibi başarılı oluruz bu konuda 😍😍
    Imza: ikinci bebeği bekleyen anne

    • caylakanne says:

      A! Elif! Harika haber:)) Tebrik ederim 🙂 Ya yazıdan sonra iki çocuklu arkadaşlarımdan gelen yorumlar aşağı yukarı tek yolu işaret ediyor: Gözlerini kapa ve kendine inan:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *